Son Yazılar

Kategoriler

Arşivimiz

Archive for the ‘Yüz Temel Eser’ Category

Herman Melville Hayatı

Thursday, March 27th, 2008

Herman Melville Newyork doğumludur.Çeşitli işlerde çalışarak geçen beş yılın ardından, on sekiz yaşında Liverpool’e giden bir gemiye ayak bastı. Gençliğinin en güzel günlerini kabusa çeviren bu adım, Melville’in dünya edebiyatına kazandıracağı büyük romanların malzemesi oldu. Yirmi iki yaşında Güney Denizlerinde balina avına çıktı, ama zorlu koşullara dayanamayıp birkaç arkadaşı ile gemiyi terk etti ve bir süre Typee yerlileri arasında yaşadı. Adaya gelen bir Avustralya gemisi ile yeniden denizciliğe döndüyse de denizcilik hayatı hep sorunlu geçti; katıldığı bir isyan sonunda hüküm giydi, Tahiti civarında yeniden yerliler arasına katıldı, bir başka balina gemisi ile Hawaii’ye kadar gitti. (more…)

William Faulkner Hayatı

Wednesday, March 26th, 2008

William Cuthbert Faulkner Nobel ödüllü, ABD’li yazardır
Amerikan Modernist yazarların babası sayılan Faulkner, rakip gördüğü Ernest Hemingway’den farklı olarak, uzun ve karmaşık anlatımları benimsemiştir. Uyguladığı teknikler arasında bilinç akışı tekniği ve çoğul anlatı (multiple narration) teknikleri bulunur. 1930′larda Avrupa’daki deneysel geleneği izleyen ilk Amerikan yazarıdır.

Eserlerinden bazıları
Sartoris (1929 / 1973)

Sartoris, çev. Gülten Yener, İstanbul: Can, 1985.
The Sound and the Fury (1929) (more…)

Ernest Hemingway Hayatı

Monday, March 24th, 2008

20. yüzyıl yazarlarından.
Amerikalı gazeteci, yazar Hemingway, bir doktorun oğlu olarak dünyaya geldi.
İlk gençliğinde çeşitli işlere girip çıktı. Bunlar arasında bulaşıkçılık, dalgıçlık, boksörlük, gazetecilik başta geliyordu.
Dünyayı dolaşmak, serüvenler yaşamak isteği onu Paris’e götürdü. 1921 yılında buraya yerleşti. Büyük romanlarım burada yazmaya başladı.
1900′lerin basında savaş ve çalkantılar içindeki ülkeleri gezdi, l. Dünya Savaşı sırasında Silahlara Veda’yı yazdı. İspanya İç Savaşı’nı Çanlar Kimin İçin Çalıyor adlı eserinde romanlaştırdı. (more…)

Rabindranath Tagore Hayatı

Monday, March 24th, 2008

Geleneksel Hindistan kültürüyle Batılı modernizmin birleştiren ve bu nedenle ‘doğu ile batının arabulucusu’ olarak anılır. Rabindranath Tagore, 7 Mayıs 1861′de doğdu. Okula ancak bir süre devam edebildi. Dini ve dünyevi düşüncelerle biçimlenen babası tarafından uzunca bir eğitimden geçirildi. 17 yaşına bastığında Brignton’da bir okula kaydını yaptırdı. Ancak bir süre sonra eğitimini yarım bırakmak bahasına da olsa Hindistan’a döndü ve ilk müzikli dramını yazmaya başladı. . Bu tarihten sonra çalışmaktansa ailesinin mülkiyetindekilerle ilgilenip yazarlığa daha çok zaman ayırmayı tercih etti.

1880′li yılların ortasından sonra yazdığı çok sayıda şiir kitabı, öykü ve dramlarını, birkaç gazetede yayımlayan Tagore, tüm yapıtlarını Bengal diliyle kaleme almış ve bir bölümünü kendisi İngilizce’ye çevirmiştir. (more…)

Jack London Hayatı

Monday, March 24th, 2008

Jack London San Fransisco’da doğdu, 22 Kasım 1916’da San Francisco’da öldü.Amerikalıdır. Çocukluğu yoksulluk içinde geçti. 14 yaşında okulunu bırakarak hayata atıldı. Türlü işlere girip çıktı, Amerika içinde ve dışında uzun, maceralı yolculuklar yaptı, hapis yattı. Giderek militan bir sosyalist oldu. İlk kitabı ‘Kurt Dölü’ 1900 yılında yayınlandı. London, 17 yılda “kıpır kıpır hayat ve düşünce kaynayan” (Anatole France) elli ciltlik dev bir eser vermiştir. Eserlerinde yaşam kavgasını romantik bir bakışla anlatır, çoğu eserinde sert bir kapitalizm eleştirisi göze çarpar. Kitapları yabancı dillere en çok çevrilmiş ABD’li yazarlardandır.

1897’de Klondike’a altın aramaya gidenlere katıldı ve “Vahşetin Çağrısı” dahil birçok kitabını bu tecrübesinden yararlanarak yazdı. İlk defa 1903 yılında The Saturday Evening Post’da yayınlanan ve Jack London’ı üne kavuşturan Vahşetin Çağrısı (The Call of the Wild) nefes nefese okuyacağınız bir dünya klasiğidir.

Eserlerinden bazıları

Vahşetin Çağrısı

Buck, Californi’da lüks bir konakta dünyaya gelir. Fakat konaktaki bahçıvanlardan biri tarafından soğuk Kuzey’de kızak köpeği olarak kullanılmak üzere satılır. O sıralar, Klondike Altınına Hücum” zamanıdır. Buck gibi yeteri derecede güçlenmiş köpeklere çok ihtiyaç duyulmaktadır. Fakat Buck, korkudan boyun eğen değil; güçlü ve meydan okuyan bir hayvandır. O, uygarlıktan kaçırılır ve kurt sürülerine liderlik ederek, Kuzey’in efsanesi haline gelir.

Deniz Kurdu

Fırtına sonucu gemisi batan Van Heyden kendine geldiğinde kendini başka bir gemide bulur. Bu gemi bir avcı gemisidir. Hayatında sıkıntı çekmemiş maddi zorluk yaşamamış yazar olan Van Heyden gemide hiç bilmediği bir hayatı öğrenmeye başlar. Kitap gemide

Yaşanan olayları Van Heyden’in gemide çalışanlar ve özellikle kaptanla olan ilişkisini ve onunla aynı kaderi paylaşan bir kadınla yaşadığı aşkı ve onunla birlikte gemiden kaçmaya çalışmalarını anlatır. Eser baş kahraman olan Van Heyden’in ağzından anlatılır. Fakat kitabın ismi “Kurt” lakaplı kaptan Larsen’den gelir. Kitap sürükleyici ve etkileyici olmakla beraber herkesin anlayabileceği yani sade bir dille yazılmıştır.

Beyaz Diş

Kuzeyin ormanlarında yaşam kavgası… Açlık ve hayatta kalma çabası… Beyaz Diş, bir kurt kırması; damarlarında hem kurt hem de köpek kanı taşıyor. Ormanda yapayalnız, hayatta kalmaya çalışıyor. Bir gün, o ana dek yaşadığı mağaranın duvarını geçip hayata atılıyor ve her şeyi en baştan keşfetmeye koyuluyor. Vahşî doğanın çetin şartları, yaratılışındaki sertliği gün geçtikçe daha çok besliyor. Ve sonunda Beyaz Diş, amansız bir kurt oluyor. Derken efendiyi, yani insanı tanıyor.

Usta yazar Jack London, Beyaz Diş’te bir kurt ve ona “sahip çıkan” farklı efendiler üzerinden evcilleşmenin imkânını sorguluyor.

Demir Ökçe

Eserlerinde doğanın karşı konulamaz gücünü alt etme ve hayatta kalabilme mücadelesini romantik bir yaklaşımla ele alan Jack London, Demir Ökçe’de sınıf mücadelesini konu alır. Genç bir iyi aile kızı, sınıfsal konumuna karşın, sosyalist bir lidere âşık olur ve yaşadığı bu ilişki süresince kapitalizmin toplumda yarattığı yıkımları ve işçi sınıfının günlük yaşama mücadelesini keşfeder. Bu romantik fonda London Amerikan işçi sınıfının çok iyi bir resmini çizer. Kitap 1907′de yazılmış olmasına karşın,1914 ve 1918 yılları arasında geçer. Demir Ökçe, çarpıcı imgeleri, belli başlı diyalogları ile oldukça sert bir üslupla kaleme alınmıştır. Kitap, güncelliğini ve önemini hâlâ koruyor.

Knut Hamsun Hayatı

Monday, March 24th, 2008

Norveç edebiyatının en önemli yazarlarında olan Knut Hamsun, 4 Ağustos 1859′da Garmotraeet’te dünyaya geldi. Asıl adı Knud Pederson olan yazar, bir terzinin oğludur. Hamaröy’de fakirlik içinde yaşayan ailesi çocuklarını bakımını ve geleceğini sağlayamayacağına inanıyordu. Bu nedenle Knud sekiz yaşına geldiğinde, disipliniyle çevresine ün salan amcasının yanına verildi ve beş yıl boyunca onun hizmetinde kaldı. 1873′de bir tüccarın yayına çırak olarak girdi, bir yıl sonra da onun yardımcısı oldu. Çalıştığı şirket iflas edince, iki yıl boyunca gezginci satıcı ve işportacı olarak Norveç’i boydan boya dolaştı. Ancak annesi ve babasının isteği üzerine 18 yaşına başladığı ayakkabıcılık çıraklığı eğitimini kısa bir süre sonra bıraktı.

Yazarlığa tutkun olan Pederson, ilk şiirlerini ve Gizemli Adam adlı ilk romanın yazdı. (more…)

Charles Dickens Hayatı

Saturday, March 22nd, 2008

Charles Dickens, (d. 7 Şubat 1812 – ö. 9 Haziran 1870). İngiliz yazar.

Memur bir babanın oğlu olarak 1812 yılında doğan Dickens, küçük yaşlardan itibaren sefaletle tanıştı. Henüz 11 yaşında iken bir boya fabrikasında çalışmak zorunda kaldı. 15 yaşında bir avukatın yanına giren genç Dickens, öğrenmeye meraklı olduğu için boş zamanlarında stenografi öğrendi. 1835 yılında Morning Chronicle gazetesine stenograf olarak girdi ve 1835’te “Boz” takma adıyla Boz’un Karalamaları başlığında notlar yayımlamaya başladı. (more…)

Daniel Defoe Hayatı

Friday, March 21st, 2008

Daniel Defoe (1660 [?] – Nisan 1731), İngiliz yazar ve gazeteci.

1660 yılında Londra’da doğdu. Çeşitli güçlükler ve tehlikelerle dolu bir yaşam geçirdi. 1685’te İngiltere kralı II. James’e karşı başlatılan ayaklanmaya katıldı. Yaşamının çeşitli dönemlerinde tüccarlık, fabrikatörlük, devlet memurluğu ve hatta casusluk yaptı. 40 yaşında gazetecilikte karar kıldı, bundan birkaç yıl sonra da roman yazmaya başladı. Yayımladığı siyasal yergi kitapçıklarındaki sert tutumu yüzünden birçok kez hapse girdi. 1731 yılında doğduğu yerde, Londra’da öldü. (more…)

Haldun Taner

Thursday, March 13th, 2008

Haldun Taner (16 Mart 1915, İstanbul - 7 Mayıs 1986, İstanbul), öykü ve tiyatro yazarı.

Türkiye‘de epik tiyatro türü ve kabare tiyatrosunun öncüsüdür. Haldun Taner’in eserlerinde gözlemin, mizahın ve yerginin önemli yeri vardır. Büyük şehrin düzensiz ve çelişkilerle dolu yapısını, görgüsüzlük ve bilgisizliğini yansıtan öyküleriyle tanınmıştır.

Öykü

Yaşasın Demokrasi (1949)